Pages

10.5.10

Maybeshewill













2006 yılında çıkardıkları "Japanese Spy Transcript" ile tanıdığım İngiltere Leicester'den Maybeshewill bu süreden sonra her zaman adından çok söz ettiren bir grup oldu. Beni en çok etkileyen tavırları ise bu ep'den sonra gelen "Not For Want Of Trying (2008)" ve "Sing The Word Hope In Four-Part Harmony (2009)" isimli albümlerinde dinleyenlerin önüne koydukları farklı tarzlarını müziklerine harika bir biçimde yedirmeleriydi. Post-rock camiasında elektronik öğelerle dolu bir karışımı sunarken türün sınırlarını zorlayarak post-metal/drone'a doğru selam çakan ama çaktığı gibi de yerini bulan bir değişimi gerçekleştirmek ve bundan alnının akıyla çıkmak herkese nasip olmaz. Oldum olası bu "janr" tanımlamalarından olabildiğince uzaklaşmak isteyen bir insan olarak isteseniz de bir kaba koyamayacağınız, zaten konulduğu kabın da şeklini almayan Maybeshewill nazarımda her zaman özel bir grup olarak kalacaktır.

Kapsamlı sayılabilecek bir diskografileri içinse korsanlar şu yöne gidiyorlarmış:

Grubun bir ilginç özelliği ise bazı çok özel filmlerin daha da özel sahnelerinde geçen konuşmaları parçalarında sample olarak kullanmaları. Şöyle ki:

Başındaki 40 saniyeden korkmayın bizi patlayan bombalar ve gitarlardan başka ne bekliyor diye. Sonrasında sesi gelen kişi ise Network (1976) filmindeki efsanevi rolü ile ölümünden sonra ilk Oscar alan oyuncu Peter Finch'dir. Karşınızda "Not For Want Of Trying".



Filmdeki sahne içinse:







"...In Another Life, When We Are Both Cats" isimli müthiş parçasında yer alan sample ise "Rules of Attraction"'daki o unutulmaz diyalog. Video, filmden sahneler eşliğinde akıyor zaten. Eğer filmi izlemediyseniz mutlaka öneriyorum, şarkıyı zaten şu anda dinliyorsunuz. Evet o Dawson bildiğiniz gibi değil bu filmde. "Deal with it".








"Last time this year" parçasında yine çok sevdiğim bir film olan "I Heart Huckabees"'den çarpıcı bir diyalog. Filmden kesitli video yapma hadisesi Youtube'da cok popülermiş ararken bunu da öğrendim.







"Our History Will Be What We Make Of It"  parçasında ise George Clooney'in "Good Night, and Good Luck" filminden alınmış bir sample mevcut.






Benim favorilerim arasında bir parça olan "Co-Conspirators"'ta ise 1982 yapımı Paul Newman'ın oynadığı "The Verdict" filminden bir sample var. Muhteşem bulutlu klibini izlerken de "He films the Clouds" diyerek grubun başka bir şarkısına gönderme yapanları cemiyette alkışlıyorlarmış haberiniz olsun.








Eh hergün dinlediğim "Japanese Spy Transcript" ve "He Films the Clouds Pt.2"'yi koymazsam zaten içim rahat etmez. İşim rast gitmez.








Adettendir bir de canlı performans videosu koymak. Fakat "He Films The Clouds, Pt. 2" benim için çok özel bir parçadır. Eğer gün olur da izleme şansım olursa ikinci yarısındaki vokalli kısımda beni bağırırken önlerden toplarsınız. Hayrına.

9.5.10

If These Trees Could Talk

















Post-Rock rüzgarlarıyla savrulan şu yıllarımda önemli bir grup olan If These Trees Could Talk 2006 yılında aynı adla çıkardığı şahane albümden ziyade 2009'daki Above the Earth, Below the Sky ile vazgeçilmezlerim arasında yerini aldı. Harika besteleri, dahice çıkışları, enerjileri, o gitarların söze mahal bırakmayan sert sesleri, her enstrümanın en kaotik anlarda bile birbiri üstüne ustaca inşa edildiği, parçalardaki katmanların arasındaki enfes geçişleri ve her dinlediğimde keşke gelseler de görsek diye her seferinde düşünmekten kendimi alamadığım bir grup oldu. 

Bir zamanlar işim gereği arabayla çok seyahat etmem gereken zamanlarda değil trafiği, bütün dertlerimi dahi bir kenara koyup eve dönüş yolunun nasıl geçtiğini bana unutturan besteleriyle, kafamdaki karmaşık iniş çıkışları parçalarıyla aynı anda senkronize ederek az yoldaşlık etmediler bana. Keşke gelseler de görsek. Görsek de kendimize gelsek.

Bu arada, albümler için:


E tabii Malabar Front olmadan olmaz:




Hazır elim değmişken harika 3 videosunu daha koyayım dedim. Bir güç var durduramıyorum gibi.












Bu konser videosu da neden mutlaka izlenmeleri gerektiğinin kanıtı olarak geliyor.


Jaydiohead


Kimi çevrelerde derler ki "yeni bir yıla girerken veyahut yeni bir blog açılışı yaparken adettendir Radiohead ile başlamak". Max Tannone (a.k.a. Minty Fresh Beats) adındaki şahıs Radiohead ve Jay-Z'yi birleştirip bir albüm meydana getirmiş. Aslında Radiohead şarkılarına Jay-Z'nin vokallerini yerleştirmiş. Yani Thomas Edward Yorke'un sesi pek yok bazı mırıltlar dışında. "Orjinali daha iyi baba" diyenler çok olacaktır elbette çünkü yine bazı çevrelerde objektiff yorumlamanın zor olduğu bir gruptur Radiohead ama yine de bakmaya değer. Respect! diyoruz ve albümü edinmek için sayfaya yönleniyoruz

http://www.jaydiohead.com/
(Sayfada 2 adet albüm var bu arada Jaydiohead ve Jaydiohead - The Encore diye, bilginize)

Tracklist içinse:
1- wrong prayer (i might be wrong)
2- 99 anthems (national anthem)
3- no karma (karma police)
4- lucifer's jigsaw (jigsaw falling into place)
5- optimistic moment (optimistic)
6- dirt off your android (paranoid android)
7- dreaming up (up on the ladder)
8- change order (gagging order)
9- fall in step (15 step)
10- ignorant swan (black swan)

"Üşengecim ben arkadaşım bir bakayım neymiş ne değilmiş" diyenler de buyursunlar efendim..